14 Ocak 2012 Cumartesi

Hayır 19 Mayıs veya 23 Nisan gibi ulusal bayramların stadyumlarda kutlanmasını bu kadar sahiplenmekte neyin nesi? Hangi mantık bu sahiplenmeyi kabul edebilir ki?
Aklım almıyor, bu gibi ulusal bayramların bu şekilde kutlanması rejimi korumakla eşdeğer tutuluyor. Bu absürt uygulamaları kaldırıyoruz efendim deyince de, hopp ! durun orada ulusal bayramları stadyumlarda kutlamayı kaldırırsanız eğer; sizin rejim düşmanı, karşı devrimci olduğunuzu düşünürüz.
Bu Cumhuriyet ki, ne kadar pamuk ipliğine bağlıymış ki gençler stadyumda renkli taytlar giyip salakça hareketler yapmadığı vakit başımızın üstüne yıkılıverecek. Varsın böyle rejim 7.1’le göçsün.
Tabii bu şekilde rejime sahip çıkanların tuzu kuru. Olan o gariban ergen liseli gençlere ve çoluk çocuğa oluyor. Sümükleri donuyor ya da güneşin altında bir güzel kavruluyor garibanlar.
Bir de and’ımız ya da istiklal marşı eziyetleri var ki, bunu bizlere düşman bellediklerimiz yapmadı. Sabahın köründe andımız okutmalar, öğrencilerin tir tir titremesi ve bu eziyete karşı çıkanların disiplinle tehdit edilmesi. Bu durum yüzünden anarşist olmayı düşünmüştüm. Olamadım; lakin and’ımız da geçen şeyleri de hayatım boyunca hiç sallamadım.
Devlet öğrencileri soğukta bekletmeye bayılıyor ya da sıcakta.
Devlet gaddarlık yapmaya alışmış bir kere, bu damara dokunduğun zaman da malum rejim bekçileri sahneye çıkıyor basıyorlar yaygarayı. Elbette ben onlara yaygaradan ziyade gargara öneriyorum.
Adı üstünde bayram ve bu bayramları bırakın gençlere ve çocuklara gönülleri nasıl istiyorsa öyle kutlasınlar ya da kutlamasınlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder