15 Şubat 2010 Pazartesi

Politikacı ve asker (Yılmaz Öztuna)

Türkiye dış poltikası kadar iç politikası da dünyada dikkatle izleniyor. Dış politikadaki aktivitemiz ilgi çekiyor. Batı ile Doğu arasındaki pozisyonumuz tartılıp biçiliyor. İç politikada ise siyasî iktidar ile silâhlı kuvvetlerimizin karşılıklı gelişmeleri merak ediliyor. Türlü çeşitli anlamlar yükleniyor.
Silâhlı kuvvetlerimizin politikadan el çekmeleri ile meydana gelen olayları, çağdaş uygarlığa ve mensubu bulunduğumuz Avrupa düzenine geçmenin sancıları gibi tefsir etmek de mümkündür. Reform dönemi sıkıntılarını yaşıyoruz. Çok geç kaldığımız için bazan bocalıyoruz, acemilik yapıyoruz, fazla ses çıkarıyoruz, fakat bıkkınlık getirmeksizin sürdürüyoruz. Mecburuz.
1960’tan beri birkaç defa şu veya bu oranda siyasete karışmış, batmış, bulanmış, bulaşmış, hattâ iktidara hükmetmek derecelerinde müdahale etmiş silahlı kuvvetlerimiz, vatanı korumak aslî görevleri dışına çıkmamak yeniliği karşısındadır.
Rejimi savunmayı ve irtica ile mücadeleyi silahlı kuvvetlerimiz, görevleri saymıştır. Sovyetler’in dağılmasından önceki iliklerimize kadar işlemiş komünist tehlikesini bile ikinci derecede algıladığı vâkı’dir. Amirallerine suikast teşebbüsünde bulunan teğmenlerin -bu iddiaları yargı onaylarsa- hangi etkiler ve eğitim çarpıklığı ile bu duruma düştükleri mutlaka tarihçilerin, politikacıların, çeşitli branşlarda ilim adamlarının incelemelerine konu olacaktır. Tüyler ürperten iddialardır.
Bu çeşit yanlışların, suçların teşhisi ve icabına bakılması şarttır. Subayımız, bir reform döneminde bulunduğunu benimsemelidir. 3 büyük darbenin Türkiye’yi 15’er yıldan 45 yıl geri bıraktığı pas geçilmemelidir. Bilhassa Atatürk rejim ve sisteminin canına okuyan 1960 darbesi, en kötü örnektir.
Ülkeyi millî iradeye dayanarak yürüten politikacılarımız, iktidarda ve muhalefette hangi parti bulunursa bulunsun, bu geçiş ve çağa uyum dönemini âzamî dikkatle düzenlemelidir. Türk askerinin saygınlığının Avrupa standartları ile daha artacağı bilinci oluşmalıdır. Silâhlı kuvvetlerimizin alternatifi yoktur. Jeopolitik konumumuz bizi Avurpa’nın en güçlüsü olmaya mecbur bırakıyor. Güçlü ordusu olmayan Türkiye türlü çeşitli projelere konu olur. Dünyanın gözü üzerimizdedir. Atatürk’ün (bu millet utanmak için yaratılmadı) sözü bugün de olanca ağırlığını koruyor.

Yılmaz Öztuna

Türkiye Gazetesi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder