29 Kasım 2009 Pazar

Komutanların kefil olma devri sona erdi (Ergun Babahan)

Genelkurmay eski Başkanı Yaşar Büyükanıt, Şemdinli sanıkları için ‘’İyi çocuktur, tanırım’’ diyerek kefalet verince davanın seyri değişmişti.

Sivil yargının mahkumiyet kararı bozulmuş, dava apar topar askeri mahkemeye sevkedilmiş, sonuçta ‘’iyi çocuklar’’ hemen tahliye olurken savcı meslekten ihraç edilmişti.

Sahi o davanın akibeti ne oldu bilen var mı merak ediyorum.

O zaman paşalar zanlılara kefil oluyordu.

Ama Şemdinli, Ergenekon, Sarıkız, Kafes derken kefalet dönemi sona erdi.

Şimdi isimsiz bildiri ile yetiniyorlar.

Hukuka saygı, masuniyet ilkesi gibi temel kavramlara başvuruyorlar.

Amaç herhalde rahatsız oldukları söylenegelen ‘’Genç subaylar’’ın gazını almak.

Gazeteciliğe girdim gireli askerin bir kısmı rahatsızdır zaten.

O yüzden Ergenekon davasında sağlık raporu ile tahliye olmaları da mümkün oldu.

Hep rahatsızdılar ya, tahliye sebebi kısmen geçerli o yüzden.

Askerin rahatsızlığına ilişkin en çarpıcı özeti 28 Şubat’ta Salih Memecan yapmıştı aslında.

Karikatürün üstünde ‘’Komutanlar rahatsız’’ yazıyordu.

Necmettin Erbakan da yanında eşi, elinde bir şişe kolonya ve çiçekle Genelkurmay Başkanı’nın konutunun kapısında, ‘’Paşam duydum rahatsızmışsınız’’ diye geçmiş olsun ziyaretine gitmişti.

O Erbakan 28 Şubat tarihi kararlarını imzaladı.

Sabah’ın ertesi günkü manşeti ‘’Paşa paşa imzaladı.’’

Seçimle gelmiş siyasetçiyi aşağılayan, askere cıvık cıvık yağ yapan bir manşetti.

O zaman herkesin hoşuna gitmişti.

Yağma devrinin hemen başıydı ve medya ona göre tavır almıştı.

Medya patronlarının rızası dışına hükümet kurulmasına duyulan öfkenin de payı vardı elbette bunda.

Sonunda asker-işadamı-medya bir olup iktidarı devirdi ve Türkiye’yi iflasa sürükleyen sürecin önü açıldı.

Aradan yıllar geçti ve ülke demokratikleşme yolunda bayağı mesafe aldı.

‘’Paşa paşa imza’’dan ‘’Paşa paşa istifanın’’ ama bu kez komutanlar için istifanın tartışıldığı bir noktadayız.

Komutanların istifası Hasan Cemal’in dünkü yazısının başlığıydı.

Evet, emrindeki askerler pıtır pıtır cuntalar kuruyor, darbe planları hazırlıyor, yurttaşlarına karşı kanlı eylem hazırlıklarına giriyor, toprak altına silah gömüyorsa, komutanlar için istifa kaçınılmaz hale gelir.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı neredeyse cuntların cirit attığı bir yer haline gelmişse, komutanının bunu bilmemesine imkan yoktur.

Vahim olan bilmemesidir ama demokrasi açısından bilip de gereğini yapmamak daha da vahimdir.

Türkiye korkularını aştıkça, refah seviyesini yükseltip reformları gerçekleştirdikçe, komutanların ‘’Paşa paşa istifa edecekleri’’ günde giderek yakınlaşıyor.

Kurumların yıpratılmaması görüşüne katılıyorum ama demokrasinin de aynı özenle korunup sahip çıkılması önşartıyla.

Demokrasiye savaş açan her kurum yıpranır, başındakilerle birlikte...

Ergun Babahan

Star Gazetesi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder