11 Eylül 2009 Cuma

CHP Yargısının 12 Mart Muhtırası (Ragıp Soylu)

İtiraf etmeliyim Turgay Abi (Turgay Oğur) Adli Yıl açılış konuşmalarıyla ilgili olarak gruba attığı mailde "Bu konuşmalara hazırlıklı olmalıyız Allah bilir ne yumurtlayacaklar" minvalinde bir şeyler söylediği zaman bana pek inandırıcı gelmemişti. Ne bileyim, umut ediyordum ki bu defa rahat dururlar. Fakat Abdurrahman ve Hasan efendiler beni haksız çıkararak Kemalist vesayet rejiminin usta birer defans oyuncusu olduklarını çok güzel kanıtladılar.
Mesela Allı, sırmalı elbiseleri içinde korkunç bakışlar atan Abdurrahmancığım ne demiş;

"Siyasi partiler parti içinde demokrasiyi sağladıktan sonra HSYK'ya üye seçsin".

Burada ne anlıyoruz canişkom? Yargı organları über bir demokrasi zihniyetine, AB çapında bir şeffaflığa, hesap verebilirliğe sahipler(!) Fakat bakıyoruz ki, HSYK'ya üye seçiminde halk iradesinin tırnağı yok. Hani teoride her şey halk egemenliğine aitti? Bu soruya da verilen cevaplar hazır; "Anayasa bize verdi bu yetkiyi lan!"

Zaten Hasancım da geri kalmamış o da şöyle buyurmuş;

"Diğer ülkelerdeki uygulamalar bize örnek olamaz"

Hadi ya! Vay be, bizim demokrasimiz dünya standartlarını da aşmış demek ki. Hiç kimse bize örnek olamıyor, "biz bize benziyoruz yani!"

Şu 4 senelik üniversite hayatımda bütün hukukçulardan şu zırvayı duydum;

"1961 Anayasası mükemmel kanka, süper, Allah bir daha öyle Anayasa göndermez valla. 3 tane adam sallamışlar ama ilik gibi anayasayı da eşantiyon vermişler."

Şimdi açıp bakıyorum 1961 Anayasası'na;

"MADDE 143.- Yüksek Hâkimler Kurulu, onsekiz asıl ve beş yedek üyeden kuruludur. (...) Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu, yüksek mahkemelerde hâkimlik etmiş veya bunlara üye olma şartlarını kazanmış kimseler arasından gizli oyla ve üye tam sayılarının salt çoğunluğu ile üçer üye seçerler. Bu usûlle Yargıtay Genel Kurulunca iki birinci sınıfa ayrılmış hâkimler ile Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu tarafından birer yedek üye seçilir."

Bak kardeşim, iyi bak. 1971 Askeri Muhtırası sonrası yaşanan demokrasi ve insanlık katliamında bu madde kaldırıldı. Yani aradan tam tamına 38 sene geçtikten sonra Militarist zihniyetin yapmak istediğini bugün CHP'li Yargı müessesi istiyor! Ne garip değil mi? Ya da ne kadar beklenilen? Yani pek bir şey değişmemiş, aynı tas aynı hamam. CHP'li yargı organları, Orduyla beraberliklerini, sınıfsal çıkarlarını her daim savunmaktan hiç vazgeçmiyorlar. Halk iradesinin, halk seçiminin bu gibi yerlerde temsil edilmesini kendi çıkarlarına açık bir şekilde aykırı görüyorlar.

Daha Anayasa Mahkemesi üyelerinin seçim usulune gelmedik, oraya gelsek kalp krizi geçirir bazılarımız.

Ama biz yine de bütün bunları unutalım. Hasan'la, Abdurrahman'a kanmış gibi yapalım. Malum açarlar bi kapatma davası da bize, aklımız durur. Bir de Yüce Divan olsalar, Hükümet de kurulamaz bu ülkede ya neyse.

Not; Bundan sonra http://bugunundunyasi.blogspot.com/ adresinden de beni takip edebilirsiniz.

Ragıp Soylu

Genç Siviller

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder