27 Ağustos 2009 Perşembe

Korkuları besleyen iki başlık (Okay Gönensin)

Kürt açılımı sözü söylendiği andan itibaren, tepki gösterenlerin iki ana başlıktan beslendiği açık olarak ortaya çıktı.

Bunlardan biri, son günlerde daha net olarak vurgulanan “üniter devlet” konusu. Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Genelkurmay Başkanı ardı ardına “üniter devlet”i vurguladılar. Bu yerinde oldu, çünkü anlaşıldı ki toplumun bir kesimi, korkutucu konuşmalardan etkilenerek açılımın ucunun “federasyon”a çıkmasından endişe ediyor.

Şu ana kadarki tartışmaları izleyenler bilmektedir ki, “demokratik açılım”ın içinde rejim ya da sistem değişikliğine ilişkin herhangi bir unsur bulunmuyor.

Ancak CHP ve MHP genel başkanları başta olmak üzere, “demokratik açılımda bir tür yönetim özerkliğinin bulunacağını” ima edenler etkili oldu.

Bu tarz korkutmaların etkili olmasının bir nedeni de maalesef hafıza eksikliğidir. 60’lı, 70’li hatta 80’li yıllarda neler yaşandığını pek az kimse biliyor. Şu anda ortaya atlayıp “önemli olan ekonomi, ekonomiyi düzeltelim yeter” diyenlerin, aynı şeylerin 40 yıldır söylenip durduğunu hatırlamamaları, hatırlasalar bile gizlemeleri de genç bir toplumda olumsuz etkilere yol açabiliyor.

***

İkinci korkutucu başlık ise PKK lideri Abdullah Öcalan’ın “da” affedilmesi ve yasal siyaset yapma imkânlarına sahip olmasıdır. Burada “da” bağlacının bulunmasının nedeni, daha önce kısmen “af” sayılabilecek bazı yasalardan sonuç alınmamış olması dolayısıyla “tepe kadro” dışında kalanların farklı muamele göreceğinin bir yasal güvenceye bağlanmasının toplumda önemli bir tepki görmeyeceğidir.

Bunun açık işaretini dün Genelkurmay Başkanı, yaşanmış son bir örnekle verdi: Teslim olan ya da yakalanan bir grup PKK’lı yargı önüne çıkarılmış ve tutuksuz yargılanmak üzere salınmıştır. Genelkurmay Başkanı bu örneği boşuna vermedi. Çünkü bu örnek, “af” konusunda devletin tepesinde alınmış bir kararın yönünü de gösteriyor.

***

Bugün mesele, demokrasinin bu ülkede yaşayan herkes için geçerli kılınmasının, etnik kökeni ne olursa olsun, herkesin en geniş insan hakları ortamında yaşamasının sağlanmasıdır. Bu çerçevenin içinde “federasyon” ve “Öcalan’ın affı” bulunmuyor.

Korkutucu unsurlarla ortamı karıştırmak ancak Cumhuriyetin en önemli demokratik projelerinden birinden halkın bir kesiminin soğutulması, dolayısıyla demokrasi konusunda aza razı edilmesi anlamına gelir.

CHP ile MHP, hâlâ aynı hat üzerinde oynuyor ve insanları korkutma faaliyetine devam ediyor. Ama her iki partinin içinde de ufuk sahibi olanlar vardır ve onlar da konuşma imkânı buldukları an her iki partinin yönetimleri tavırlarını gözden geçirmek zorunda kalacaklardır.

Okay Gönensin

Gazete Vatan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder