31 Ağustos 2009 Pazartesi

En popüler oruç tutmama mazeretleri (Sevilay Abla)

İslamın beş şartı arasında en fazla mahalle baskısına neden olan ibadet oruçtur. Kimse sizin kelime-i şahadet çekip çekmediğinizi bilemez. Namaz kılmak tek başına yapılabilen, kılmadığınızı kimsenin ispatlayamayacağı bir ibadettir. Zekat ve hac zaten parası olanlar için geçerlidir. Oysa oruç öyle mi? Güneşin doğumundan batımına kadar aç susuz gezen, şekeri düşmüş insanların arasında kahvaltısını yapmış, kalorisini, proteinini almış olarak fink atmak en iyimser ifadeyle ayıp kaçar

Hoşgörünün beşiği Anadolu’da alenen oruç tutmamak hâlâ tercih edilen bir davranış değildir. Ancak oruç namaz gibi değildir, ortalıkta yemek yemeseniz bile, oruç tutmuyorsanız bunu saklayamazsınız. Dilinizin üzerinde beyaz bir tabaka olmamasından oruç yerine kaşığın sapını tuttuğunuz şıp diye anlaşılır. Bu yüzden halk arasında başvurulan mazeretler vardır.

Seferiyim: Yaşadığı şehirden 90 km uzağa gidenler seferi sayılır ve oruç tutmayabilirler. En ünlü seferimiz Kenan Evren’dir. Bildiğimiz gibi darbeci Kenan Paşa, 12 Eylül darbesini yaptıktan sonra il il dolaşıp yediği halt için toplumdan destek toplamaya çalışıyor. En çok destek bulmayı umut ettiği yerlerden biri olan Erzurum’da düzenlediği miting Ramazan’a denk geliyor. Konuşması sırasında ağızı kuruyunca önündeki suyu içiyor. Kenan Paşayı alkışlamak için meydanı dolduran dadaşlar, ıslıklamaya başlıyorlar. Kenan Paşa da tarihi cümlesini sarfediyor: ‘Ben seferiyim’

Antibiyotik alıyorum: Bu mazeret günahkârlarla müminlerin ortak kullandığı mazeretlerdendir. Çalıştığı devlet kurumunun kokteylinde kendisine uzatılan içki bardağını şeriatçı damgasını yemeden geri çevirmek isteyen dindarların da sıkça başvurdukları bir mazerettir. Antibiyotik ortalama sekiz saatte bir alınması gerektiği için pekala oruç tutmaya da engel olabilir. Ancak oruçlu kalınan sürenin çok kısaldığı kış günlerine denk gelen Ramazanlarda başvurulmaması tavsiye olunur. Çünkü bu kısa günlerde bir sahurda, bir iftarda bir de ikisinin ortasında ilaç almak mümkündür.

Çalışmak da ibadettir: Özellikle Protestan müslümanların mazeret olarak değil, gerçekten inanarak başvurdukları bir mazerettir. Yaptıkları işin ne olduğunu sormayın. Otomobil lastiği satış temsilcisi de olabilirler, bir bankada kredi kartı uzmanı da. Bu gruba giren insanlar hafta içi oruç tutmazlar. Haftasonu da iftara kadar uyurlar yani orucu uykuya tuttururlar.

Benim kalbim temiz: ‘Dini yükümlülükler bana çok angarya geliyor ama bir taraftan cehennemin gerçekten varolması ihtimalinden de tırsıyorum’ diyenlerin her şart ve koşulda başvurdukları en popüler mazerettir.

Aç olunca sinirli oluyorum, etrafımı kırıp geçiriyorum, daha çok günaha giriyorum: Tanrı, bu ibadeti kulları aç insanlarla empati kurabilsin, merhamet duyguları gelişsin, nefislerini, arzularını kontrol altında tutabilsinler diye emretmiş. Buradan bakınca; oruç halinin sinir yaptığı insanlar üretim hatası olan kullar olsa gerek ki, tezahürleri yaratıcının öngörülerinden farklı olabiliyor.

Ülserden gastrite bilimum mide hastalıkları: En geçerlilerinden biri olsa da ramazan süresince gerçekten ülserli gibi tatsız tuzsuz haşlanmış gıdalar tüketmek; kızartmadan, gazlı içeceklerden uzak durmak gibi ağır bedelleri olan bir mazeret.

Sevilay Abla

Taraf

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder