25 Haziran 2009 Perşembe

CHP, tarihî bir fırsat sunuyor (Mümtaz'Er Türköne)

Baykal'ın gösterdiği kapıdan hep birlikte girelim. Hiç tereddüt etmeden ve vakit geçirmeden. Bu tarihî fırsatı kaçırmayalım. Bugün karşımıza çıkan darbe hesaplarının da içinde yer aldığı kirli bir tarihin kapısı bu. Önünde CHP'nin durduğu ve açılmasını engellediği için bu kapı hep kapalı kaldı. Şimdi Baykal, kapının önünden çekiliyor ve eliyle tokmağı tutuyor. Sonra bize dönüp "hazırsanız açalım" diyor.

CHP lideri açık çek veriyor: AK Parti liderine yönelik, "Askerî darbeyle ilgili hukukî takibat, bir hesaplaşma, Türkiye'yi askerî darbe arayışına sürükleyen ortamı tasfiye etme arayışı içindeysen, getir gereğini yapalım." sözü, sahibini bağlayan açık bir taahhüt. Bu taahhüdün içinde somut bir öneri de var. Baykal, 12 Eylül'ün yargılanmasını istiyor ve bunun için de Anayasa'nın 15. maddesini değiştirmeye hazır olduklarını söylüyor. Darbelerle hesaplaşmak için bundan daha somut bir adım olur mu?

"Baykal'ın hesabı ne? Bu işin altından hangi çapanoğlu çıkar?" sorusu çok anlamlı değil. Çünkü Baykal, engellemeyi bırakıp taşın altına elini koyuyor. Kapıdan içeriye girip geçmişi temizlemeyi öneriyor. Anayasa'nın 15. maddesi değişsin ve Kenan Evren ve diğer darbeciler yargıç karşısına çıkartılsın, Türkiye bu kapıya kocaman bir kilit asmış olacak. 12 Eylül'ün mağdurlarından MHP'nin de bu değişikliğe destek vermesi halinde, darbelere karşı demokratik ortak irade, silahlı darbecilere adım atacak alan bırakmayacak. Darbeler tarihi kapanmış olacak. "Baykal'ın amacı Ergenekon'u sulandırmak" sonucuna ulaşanların, 15. madde değişikliğine odaklanması lâzım. 12 Eylül yargılanırsa Ergenekon nasıl sulanacak?

Baykal'ın Anayasa'nın 15. maddesini değiştirmeyi önerdiği bu haftaki grup konuşması, belge tartışmasının uzantısı mahiyetinde. Soruşturmanın ilerlemesini Genelkurmay kilitlediğine göre Baykal'ın "12 gündür bir gelişme yok" eleştirisi doğrudan askerlere yönelik. Baykal'ın yaklaşımı Meclis'in duruma el koymasını içeriyor. Doğrusu da bu. CHP'li üyelerin de aralarında bulunduğu Meclis Araştırma Komisyonu'nun Genelkurmay koridorlarında dolaşması, Harekât Daire Başkanlığı ve Bilgi Destek Birimi gelen ve giden evrak defterlerini incelemesi fena mı olur? Paşalar gelse, gizli oturumlarda bu komisyona ifade verse toplumdaki endişeler azalmaz mı?

"İrticayla Mücadele Eylem Planı"nın amacı, var olmayan irtica tehlikesini yaratmaya çalışmaktı. Sağa sola silahlar bırakılacak, medya maniple edilecekti. Şimdi, en son savunma hattında bu alenî suçların bile askerin meşru yetkisi dahilinde olduğunu savunan sapık bir anlayış pompalanıyor. Baykal, tehlikeyi ve fırsatı sezmiş olmalı. Tehlike, bu yaklaşımın CHP'nin de içinde yer aldığı siyaset kurumunu ve ülkeyi hukuksuzluğa teslim etmesi. Fırsat ise buna karşı çıkarak yeni bir meşruiyet alanı oluşturmak ve halk desteğini genişletmek. Türkiye'de askerî vesayetin çıpası CHP'nin elinde idi. Bırakın darbe yapmayı, evrakına bile sahip çıkamayan, bütün gizli bilgileri kevgir gibi delik deşik hale gelmiş bir karargâha destek olmak, bu ağır yükün altında ezilip yok olmak demek. Baykal, aynı zamanda partisini bu ağır yükten kurtarıyor.

CHP, Türkiye ile birlikte kendisi için de yeni bir başlangıç yapıyor. Bırakalım bu yeni sayfanın şerefi bütünüyle CHP'ye ait olsun. Hatta Baykal'ın hükümete yaptığı çağrıyı biz Baykal'a yapalım. Anayasa değişikliği önerisini o Meclis'e getirsin. "İrticayla Mücadele Eylem Planı" hakkında araştırma komisyonu kurulması için CHP önayak olsun. AK Parti de Baykal'ın ifadesi ile "gereğini" yapsın.

Şeref CHP'nin, kazanç ülkenin olsun. Olmaz mı?..

Mümtaz'Er Türköne

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder