27 Nisan 2009 Pazartesi

‘Soykırım’ ve Azeri tepkisi (Taha Akyol)

OBAMA, Reagan sonrası Amerikan başkanlarının bugüne kadar yaptığı açıklamaların en ağırını yaptı! Evet “soykırım” demedi ama açıklaması ağırdır, tek taraflıdır ve suçlayıcıdır.
Dünyada 1915 olaylarına soykırım diyen akademik yayınlar artıyor; 17 ülke de bunu resmen tanıdı. Türkiye’nin üzerinde hem akademik hem siyasi planda gittikçe ağırlaşan bu “soykırım” baskısına Obama da bu konuşmasıyla katkıda bulunmuştur!
Bir tek o kelimeyi kullanmadığı kalmıştır!
Mesele sadece tarihimizle ilgili manevi bir itibar sorunu değildir. “Soykırım” iddiasının ardında Ermeni milliyetçilerinin siyasi hesapları vardır! Dünyada bazı entelektüeller ve politikacılar kendilerince ‘insani’ duygularla böyle hareket ettiklerini düşünseler bile, neticede bu kindar hesaplara alet oluyor.

İki yol
Son 15-20 yılda dünyada bu eğilim arttığına göre, ne yapmalıyız? Hazır ve kolay reçete yok; ama iki yol gözüküyor:
* Biri, Ermenistan’la ilişkilerimizi geliştirerek ‘soykırım’ iddiasını besleyen tansiyonu düşürmektir. Ermeni milliyetçileri de bunu gördüğü için Ankara ile Erivan arasında varılan son “mutabakat”a şiddetle karşı çıkıyorlar.
* Diğeri, Ortak Tarih Komisyonu kurulmasını sağlayarak sadece Ermenilerin değil Müslümanların da facialar yaşadığını, böylece soykırım iddiasının hem tek taraflı hem yanlış olduğunun zamanla fark edilmesini sağlamaktır. Diyasporanın ve Ermenistanlı Ermeni milliyetçilerin Ortak Tarih Komisyonu’na şiddetle karşı çıkmaları da bundandır.
Nitekim Ermenistan’da koalisyon ortağı Taşnaksütyun Başkanı Hırant Markaryan’ın şu açıklamasına bakınız:
“Eğer varılan anlaşmada soykırım komisyonu kurulması, Karabağ’la ilgili bir niyet ve Türkiye’nin toprak bütünlüğünün ve bugünkü sınırlarının tanınması gibi maddeler varsa, Türkiye ile görüşmelerden hemen çekilmeliyiz!”(Milliyet, 24 Nisan 2009)
Hatta Markaryan, Doğu Anadolu bölgemizi kastederek, “Batı Ermenistan’ın kurtarılması” diye konuşuyor, Sarkisyan’ı da koalisyonu bozmakla tehdit ediyor!
Halbuki “mutabakat” süreci devam ederse Türkiye’nin böyle ikili bir yararı, Ermenistan’ın da ekonomisini geliştirme imkânı olacaktır. Bu yumuşamayı istemiyor aşırılar.

Azerbaycan’ın tepkisi
Madem “bir millet” söylemine hemen “iki devlet” diye ekliyoruz; iki devletin farklı çıkarları da olabilir tabii. İşte, Türkiye’nin çıkarı Ermenistan’la ilişkilerin geliştirilmesini gerektiriyor. Azerbaycan da kendi çıkarı için baştan beri Kıbrıs konusunda KKTC’ye ve Türkiye’ye mesafeli duruyor!
Bu konuları kaşıyarak karşılıklı duygusal tepkileri ateşlemek yanlış olur.
Bugünkü konjonktürde Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Türk camiini kapatarak iç politikaya oynuyor, ‘tepkisiz kalmamış’ görüntüsü yaratmak istiyor olabilir. Hatta doğalgaza zam yapmayı da düşünüyor olabilir.
Şahdeniz gazını vermeyerek Nabucco projesini sabote etmeye ve sadece Türkiye ile değil Batı ile de karşı karşıya gelmeye varıncaya kadar ölçüyü kaçıracağını sanmıyorum.
‘Minks Grubu’ yoluyla Karabağ meselesinde de bir iki ay içinde olumlu gelişme sağlandığı zaman, umuyorum ki, Aliyev, Türkiye’nin nasıl pozitif bir rol oynadığını daha iyi görecektir.
Türkiye, Azerbaycan için azami özeni göstermeli, kesinlikle tartışmaya girmemelidir.

Taha Akyol

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder