26 Mart 2009 Perşembe

Ergenekon’u okurken...(İsmet Berkan)

Baştan itiraf edeyim: İddianameyi okumayı henüz bitirmedim, hatta daha iyice başlardayım.
O yüzden, bütün içerik hakkında iddialı konuşmalar yapacak durumda değilim. Ancak okuduğum kadarı bile kanımı dondurmaya yetti. Eğer iddianamede yazılı olanlar mahkemde kanıtlanacak olursa, sanıyorum düne kadar Ergenekon'u küçümseyenler de bu yaptıklarından ötürü utanacaklardır.
Şimdiden kendimizi mahkemenin yerine koymayalım, savcının iddialarının adı üzerinde iddia olduğunu, bunların mahkemede kanıtlanması gerektiğini tekrar tekrar hatırlatalım.
***
Türkiye'nin 2002 Kasım seçimlerinde Adalet ve Kalkınma Partisi'nin tek başına iktidar olmasıyla birlikte nasıl bir tehlikeli ortama sokulmak istendiği, seçim sonuçlarını kabul etmeyen, halkı halka rağmen 'kurtarmak' isteyen birilerinin nasıl sonu kanlı olaylara, en ucuzundan manipülasyon kampanyalarına, devlet parasıyla hükümet aleyhtarı afiş hazırlatıp sonra futbol maçında bunu açmayı bile başaramayan bir organizasyon harikalarına, orduyu kendi komutanına karşı isyana teşvik etme hazırlıklarına vs. vardığını merak edenler iddianameyi okumalılar.
***
Sorun şu:
Birtakım eski komutanların darbeye teşebbüs ettikleri, orduyu kendi komutanına karşı isyana teşvik etmeyi tasarladıkları vs. ciddi bulgularla bu iddianamede iddia ediliyor.
Sözü edilen suçların büyük bir bölümü, bu kişilerin hâlâ üniforma taşıdıkları dönemlerde işlenmiş iddiaya göre.
Bu da, yargılamayı kimin yapacağı tartışmasını beraberinde getiriyor; çünkü, bizim Askeri Ceza Kanunumuzun suç saydığı fiiller bunlar. O yüzden askeri yargı bu davayı kendisi görmek, kovuşturmayı kendisi yapmak isteyebilir. Hatta bazı şüpheli avukatlarının bu talebi gün geçmeden ortaya koyacaklarından kuşkunuz olmasın.
Gerçekten de, Türkiye'deki askeri yargı-sivil yargı ikiliği, iddia edilen çok ciddi suçların kovuşturulmasını ciddi bir sürüncemeye sokabilir.
Bu aşamada, Cumhuriyet Halk Partisi'ne ve onun Genel Başkanı Deniz Baykal'a, daha önce Ergenekon'la ilgili açıkladığı görüşlerini yeniden gözden geçirmesini, iddianameyi sakin kafayla okumasını ve iddia edilen suçların tamamı için şüphelilerin sivil mahkemelerde yargılanması için gereken yasa değişikliklerinin yapılmasına önayak olmasını önermek istiyorum.
Bu öneri, bence hükümetten önce ana muhalefetten gelmelidir. Burada söz konusu olan bir siyasi fayda değil, hepimizin içinde nefes aldığımız demokratik rejimin bekası.
İşte o yüzden, demokrasiyi savunmak için, darbe teşebbüsü yargılamalarının çeşitli teknik şeylerin esiri olmaktan kurtulup bir an önce sivil mahkemede yapılabilmesi için, bence öncülüğü muhalefet yapmalıdır.
Meclis, 'Yargılamayı askeri yargı mı yapar, sivil yargı mı?' tartışmasının başlamasına bile fırsat vermeden, yargılamanın sivil mahkemede yapılmasının önünü açacak gerekli düzenlemeyi hemen yapmalıdır.

İsmet Berkan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder