26 Şubat 2009 Perşembe

Deniz Seki'nin suçu ne Sayın Baykal (Salih Tuna)

Baykal'ın kavlince, Doğan Yayın Holding'e kesilen vergi cezası "Mali Ergenekon"dan ibaret.

Anlaşılan o ki; avukatlık işini epey abartmış.

Hem abartmış, hem de dilim söylemeye varmıyor ama hafif meşrep "üçkağıt" açmış!

Sanki…

Doğan Medya'yı savunmayı kafasına koymuş da, işin rengi belli olmasın diye mevzuya Ergenekon sokuşturuyor.

Hulasa, ya tutarsa misali, aklısıra "meşruiyet" aşılıyor.

E tabii, mevzu sadece "maliye" olsaydı, şappadak hüküm vermek çok yakışıksız olurdu.

Hesap uzmanlarının aylar boyunca yaptığı incelemelere dayanan bir karar hakkında, oturduğu yerden ahkam kesmek, sorumsuzluktan öte anlam taşımazdı.

Üstelik "Meselenin her bir yanını güzelce tarttın mı da, olmazlığına karar verdin…" diye adama sorarlardı.

Dolayısıyla mevzunun minderin dışına çekilmesi lazımdı.

Sayın Baykal da bunu yaptı işte.

Doğan Yayın Holding'e kesilen 826 milyon TL'lik vergi cezasını, maliyeden, "uzmanı" olduğu "Ergenekon" alanına kaydırdı.

En azından "kaydırmaya" çalışıyor!

Yoksa ne diye, ne idüğü belirsiz "Mali Ergenekon" tamlamasına tenezzül etsin?

"Ceza değil, cezalandırma" diyerekten vergi cezasına isyan eden Ertuğrul Özkök'ün, Oktay Ekşi'nin, M. Yakup Yılmaz'ın aklına gelmeyeni niçin terennüm etsin?

"Ergenekon uzmanı" demeye getirdim diye, yanlış anlaşılmasın; bu konuda özgüveni yerinde, yani, iyi bağırıyor demek istedim.

Hani, "naparım ben adamı" dercesine heyheylenmiş, "Ergenekon'un avukatıyım…" diye kükremişti ya, onu hatırlatmak istedim.

Demek ki bütün mesele, herhangi bir konuyu "Ergenekonize" (oldu böyle!) etmek!

Mesela…

"Hakem Ergenekon'u…"

(Birkaç maç önce hakem kararlarına tepki göstererek "Savcı uyuma Ergenekon sahada" şeklinde tempo tutan Beşiktaş taraftarından mülhem.)

Önemli olan tanımlamak; uymuş, uymamış, ne önemi var?!

Demek ki…

Kokain yüzünden tutuklanan Deniz Seki bacımız "Bu magazin Ergenekon'udur" demeyi akletseydi, Ergenekon'un ebedi avukatı Sayın Baykal'ı şappadak yanında bulacaktı.

Böylece nur topu gibi bir Ergenekon'umuz daha olacaktı:

"Magazinsel Ergenekon…"

Mali olanı oluyor da, magazin olanı neden olmasın, değil mi?!

Bu durumda…

Galatasaray'a Ali Sami Yen'de dört gol atan ve teknik direktör değişimine neden olan Kocaelisporlu Taner Gülleri de "Futbolcu Ergenekon'u"nu temsil etmiş oluyor…

İmdi, Sayın Baykal'a "Deniz Seki'nin, Skibbe'nin suçu ne; onları niçin savunmuyorsun?.." diye sormanın tam vakti!

Hadi Skibbe elin Alman'ı; üstelik beceriksiz de, ya Deniz Seki?

Başına gelenlere sessiz kalmaya vicdanın nasıl müsaade ediyor?

"Magazin Ergenekon'unun kurbanıyım" demedi diye susacak mısın?

O söyleseydi de işe yaramazdı ki!

Neyin Ergenekon, neyin değil, yahut, neyin ne cins Ergenekon olduğu hususunda karar verme tekeli sende değil mi?

"Beni destekleyeni ben de desteklerim; gerektiğinde Ergenekon benzetmesi de yaparım…" diyeceksen, o başka tabii.

Yani…

Doğan Medya'yı savunacağım ki, onlar da benim Kılıçdaroğlu'mu, Karayalçın'ımı falan desteklesin diye düşünüyorsan, inan ki anlarım.

Lakin şuncağızı da sormadan duramam:

El'an Ergenekon'dan tutuklu bulunanların avukatlığına hangi desteklerinden ötürü soyunmuştun?

Ayrıca…

Doğan Medya Grubu, "Mali Ergenekon" benzetmesinden hazzedecek mi bakalım?!

Vergi davası da olsa, içinde Ergenekon geçen bir davanın muhatabı olmayı istemezler sanırım.

Uzun lafın kısası, Ergenekon kıyağını "Adımız çıkmış dokuza, inmez sekize" diyerekten ellerinin tersiyle itme ihtimali de var, haberin olsun.

Salih Tuna

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder