28 Ocak 2009 Çarşamba

Onurlu kömür (Ahmet Kekeç)

Eşit bir yarış olsun... Centilmenlik elden bırakılmasın... Oy toplayacağım diye, zinhar, bel altı vuruşlara tevessül edilmesin.

Hak eden kazansın...

Fakat, 'alemi kör, milleti sersem' yerine koyan söz ve taahhütlerden de kaçınılsın.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Kemal Kılıçdaroğlu, seçilirse, 400 bin aileye maaş bağlayacakmış.

İl Başkanı Gürsel Tekin 'onurlu maaş' diyor.

Kömür ve makarna yerine, onurlu maaş...

Bunu hangi parayla yapacağını sormuyoruz.

Muhtemelen bir bildiği vardır.

Bunu yapacaklarına, keşke öğrencilere verilen 'belediye bursunu' iptal ettirmeselerdi ve fakir fukaraya onurlu kömür, onurlu makarna, onurlu pirinç dağıtsalardı.

Biliyorsunuz, 400 bin aileyi maaşa bağlayacağını söyleyerek yüzleri güldüren Kılıçdaroğlu'nun partisi CHP, yüksek bir mahkemeye başvurarak, belediye burslarını iptal ettirmiş, onbinlerce öğrencinin mağduriyetine yol açmıştı.

Herhalde 'onurlu burs' uygulamasına geçecekler.

Bitmedi.

Her yıl 20 bin işsize de iş bulacaklar...

Kılıçdaroğlu verir de, Murat Karayalçın durur mu?

Karayalçın da seçilirse, hem işsizleri maaşa bağlayacak, hem de kentte yoksulluğu yasaklayacak.

Bunu encümen kararıyla mı yaptıracak, zabıta müeyyidesi mi uygulayacak, merkezi hükümete kararname mi çıkarttıracak, bilmiyoruz.

Bildiğimiz şu: 'Ankara'da ikinci bir emre kadar yoksulluk yasaklanmıştır.'

Bir nevi, 'Kim ne veriyorsa, benden 5 fazlası' uygulaması...

Ki, kısa sürede ülkeyi IMF'ye muhtaç hale getiren muhterem Süleyman Demirel'den andaçtır. Bozdur bozdur harca...

Karayalçın belliydi de, Kılıçdaroğlu'nun İstanbul'a aday yapılacağını, söylemesi ayıptır, öngörmüştüm.

Hoşlaştığım bir tarz değildir 'ben demiştim' demek ama...

Ben demiştim...

Kılıçdaroğlu'nun İstanbul arenasına atılacağını, İl Başkanı Gürsel Tekin'in bir beyanatından çıkarmıştım.

Tekin'in beyanatını yorumlayan Akşam refikimiz, Kılıçdaroğlu'nun iyi, hem de çok çok iyi bir 'belediye reisi adayı' olacağını söylüyordu.

Bazı artıları varmış.

Birincisi, çok açık sözlüymüş.

İkincisi, cesurmuş.

Bir isim bulmuşlar bile: 'Cesur yürek Kemal...'

Üçüncüsü, 'belgeli siyaset' yapıyormuş.

En önemli avantajı da 'Tunceli kökenli' oluşuymuş.

Kökeni, başarılı bürokrat geçmişi, yıpranmamış ismiyle 'Alevi-aydın-Kürt' seçmene de sıcak gelebilirmiş.

İnşaallah...

İnşaallah öyle olur ve halkımız bir kez daha CHP'nin belediyecilik hizmetleriyle tanışma 'şansına' kavuşur.

Halkımız, bu şansı, son kez, Prof. Dr. Nurettin Sözen'le yakalamış, yakaladığına yakalayacağına pişman olmuştu. Dilerim, 'Cesur Yürek Kemal' bu kanaati değiştirir.

İyi de, 'artı özellikler' olarak sunulan hususiyetler, gerçekte artı özellikler mi?

İstanbul sadece 'Alevi-aydın-Kürt seçmen'den mi ibarettir?

Belgeli siyaset yapan, bazen de 'eksik ve sahte belge' ibraz etmek suretiyle belden aşağı vuran cesur yürek Kemal İstanbul için ne tür iyileştirmeler öngörmektedir?

Prof. Sözen'den farklı olarak ne yapacaktır?

Bir önceki yönetimin akim bıraktığı hangi işi tamamlayacaktır?

Bütün İstanbul Büyükşehir Belediyesi çalışanları 'Karabulut' soy isimli kişilerden mi seçilecektir?

Nasıl olacaktır?

Kemal Bey'in, bizleri, öncelikle bu konularda aydınlatması ve temin etmesi gerekiyor.

Ahmet Kekeç

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder